Tunceli’de kaybolmasının üzerinden yıllar geçen üniversite öğrencisi G.D.’ye ilişkin yürütülen soruşturma yeni gözaltılar ve dosyaya giren iddialarla yeniden gündeme geldi. Tunceli ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılıklarının yürüttüğü soruşturma kapsamında gerçekleştirilen ikinci dalga operasyondan sonra Doku ailesi ile aile avukatı ayrı ayrı açıklama yaptı. Aile, özellikle gizli tanık beyanlarına dayandırılan bazı iddiaların haber sitelerinde aktarılış biçimine tepki gösterdi.
Ailenin açıklamasında, G.D.’nin kayboluşuyla ilgili bütün yönler henüz aydınlatılmadan kesinlik kazanmamış bilgilerin gerçekmiş gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Dosyada cinsel istismar, şiddet ve sağlık kayıtlarına müdahale edildiğine yönelik iddiaların bulunduğu belirtilirken, bu iddiaların soruşturma makamlarınca incelendiğinin altı çizildi.
İkinci dalga operasyonda 15 gözaltı
Soruşturma kapsamında Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli’de eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi.
Operasyonlarda 3 doktor, 1 hemşire, 1 bilgi işlem görevlisi, 5 veri giriş personeli ile birlikte eski Tunceli Valisi T.S.’nin eşi H.S., G.D.’nin telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi M.A., 1 iş insanı ve 2 güvenlik korucusunun da aralarında bulunduğu toplam 15 şüpheli gözaltına alındı.
H.S.’nin Tunceli’nin Pertek ilçesinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Tunceli İl Jandarma Komutanlığına götürüldüğü bildirildi.
Şüphelilere yöneltilen iddiaların soruşturma dosyası kapsamında değerlendirildiği, gözaltı işleminin tek başına suçluluk anlamına gelmediği ve adli sürecin devam ettiği belirtiliyor.
Aile avukatı soruşturmanın kapsamına ilişkin konuştu
Doku ailesinin avukatı A.Ç. de soruşturmanın geldiği aşamaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Avukat A.Ç., dosyada farklı tarihlerde ve birden fazla kişiye yönelik gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlerin bulunduğunu savunarak soruşturmanın daha geniş bir örgütsel yapı açısından değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü.
A.Ç., dosyadaki bilgi ve iddiaların kapsamının kendisini dahi şaşırttığını belirterek soruşturmanın ayrıntılı biçimde sürdürülmesini istedi.
Avukatın açıklamasındaki değerlendirmelerin soruşturma kapsamında ileri sürülen iddialardan oluştuğu, bu iddialar hakkında kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığı göz önünde bulunduruluyor.
Aileden haber sitelerine çağrı
Doku ailesi ise yaptığı açıklamada bazı internet sitelerinde yayımlanan haberlerin dosyanın içeriğini doğru biçimde yansıtmadığını savundu.
Aile, gizli tanık “Şubat”ın ifadesinde G.D.’nin cinsel istismar ve şiddete maruz kaldığı, buna karşı çıktığı, sağlık kuruluşuna başvurduğu ve bazı hastane kayıtlarının silindiğine ilişkin iddiaların bulunduğunu aktardı.
İkinci dalga operasyonda sağlık çalışanları ile veri işlemlerinde görev yapan bazı kişilerin gözaltına alınmasının, söz konusu tanık beyanlarının soruşturma makamlarınca araştırıldığını gösterdiğini belirten aile, bu aşamadaki hiçbir iddianın kesinleşmiş gerçek gibi sunulmaması gerektiğini ifade etti.
“Rıza varmış gibi yansıtılması kabul edilemez”
Ailenin en sert tepki gösterdiği başlığın ise cinsel istismar iddialarının bazı haberlerde ele alınış şekli olduğu belirtildi.
Doku ailesi, G.D.’nin söz konusu eylemlere rıza göstermiş olabileceği izlenimi veren yayınların dosyadaki iddialarla örtüşmediğini savundu. Bu tür içeriklerin uzun süredir kızlarını arayan aileyi derinden yaraladığı kaydedildi.
Aile, G.D.’nin hâlâ bulunamadığını, kayboluşuna ilişkin bütün soruların yanıtlanmadığını ve soruşturmanın sürdüğünü hatırlatarak medya kuruluşlarından doğrulanmamış bilgi ve yorumlar konusunda daha dikkatli davranmalarını istedi.
Basın kuruluşlarına gazetecilik ilkelerine uygun hareket etme çağrısı yapan aile, soruşturmanın seyrini etkileyebilecek ve G.D.’nin kişilik hakları ile hatırasına zarar verebilecek yayınlardan kaçınılmasını talep etti. Ailenin G.D.’nin bulunması ve kayboluşuyla ilgili gerçeklerin ortaya çıkarılması amacıyla yürüttüğü hukuki sürecin devam ettiği belirtildi.
