İstanbul’da geçimini düğün ve sokak fotoğrafçılığı yaparak sağlayan F.A.’nın öldürülmesine ilişkin soruşturmadaki ayrıntılar, ailesinin anlatımıyla ortaya çıktı. F.A.’nın daha önce düğün fotoğraflarını çektiği O.K. tarafından iş teklifi bahanesiyle çağrıldığı, Arnavutköy’deki ormanlık alanda öldürüldükten sonra molozların altına gömüldüğü öne sürüldü.

Cinayet şüphelileri O.K., P.K. ve R.K.’nin, olaydan sonra İran’a kaçmaya çalıştıkları sırada Van’da polis ekiplerince yakalandıkları bildirildi. F.A.’nın cansız bedeni ise güvenlik birimlerinin çalışması sonucunda ormanlık alanda bulundu.

F.A.’nın kuzeni D.G., şüphelilerle aile arasında geçmişten gelen herhangi bir husumet bulunmadığını belirterek cinayetin planlı bir tuzakla işlendiğini düşündüklerini söyledi.

“Düğünümüz var, gel sen para kazan” diyerek çağırdılar

D.G.’nin anlatımına göre F.A. ile O.K. yaklaşık iki yıl önce bir düğün çekimi sırasında tanıştı. O.K.’nin kendi düğün fotoğraflarını F.A.’ya çektirdiği, bu nedenle aralarında bir müşteri-fotoğrafçı ilişkisi oluştuğu belirtildi.

Cinayetin işlendiği gün F.A.’nın telefonla arandığını ifade eden D.G., şüphelilerin “Düğünümüz var, başkası kazanacağına gel sen para kazan” diyerek kuzenini çağırdıklarını söyledi.

F.A.’nın kendi otomobiliyle yola çıktığı, üç şüphelinin de araca bindiği iddia edildi. Aracın F.A. tarafından kullanıldığı, şüphelilerin ise otomobilin arka bölümünde oturduğu ileri sürüldü.

Arnavutköy’deki ormanlık alana götürüldü

Ailenin iddiasına göre F.A., fotoğraf çekimi yapılacağı söylenerek Arnavutköy’deki ormanlık bölgeye götürüldü. Burada gasp edilerek öldürülen genç fotoğrafçının bedeni, molozların altına gizlendi.

Şüphelilerin F.A.’nın cep telefonunu ve kişisel eşyalarını aldığı, telefon şifresini de öğrendikleri öne sürüldü. Cinayetten sonra F.A.’nın telefonunu kullanarak ailesiyle iletişim kurmaya çalışan şüphelilerin, olayın açığa çıkmasını geciktirmek amacıyla farklı bir hikâye oluşturdukları iddia edildi.

Kimliğini alıp otomobili satmaya çalıştılar

D.G., şüphelilerin F.A.’nın telefonundan ağabeyine mesaj göndererek bir arkadaşının gelip kimliğini alacağını yazdıklarını anlattı. Kimliği teslim alan kişinin ertesi gün notere giderek F.A.’ya ait otomobili satmaya çalıştığı ileri sürüldü.

Noterde görevli personelin işlemdeki olağan dışı durumu fark etmesi üzerine satışın gerçekleşmediği belirtildi. Otomobili satamayan şüphelinin aracı daha sonra aileye geri getirdiği ifade edildi.

Aileye, F.A.’nın yakınlarıyla görüşmek istemediği ve yurt dışına kaçmayı planladığı yönünde bilgi verildiğini söyleyen D.G., şüphelilerin şu anlatımı kullandığını aktardı:

“Ferhat ailesiyle görüşmek istemiyor. Yurt dışına gidecek. Üzerinde 50-60 bin lira var. Otomobili sat, 150 bin lirayı kendine al, kalan parayı ona gönder.”

“Yurt dışına kaçtı” söylemiyle aileyi oyaladılar

F.A.’dan haber alamayan ailesinin şüphelendiği, şüphelilerin ise genç fotoğrafçının kendi isteğiyle ortadan kaybolduğu izlenimi oluşturmaya çalıştığı belirtildi. Birkaç gün sonra telefonlarını kapatan şüphelilerin bulundukları evleri terk ettiği iddia edildi.

Güvenlik birimlerinin F.A.’nın kaybolması, cep telefonu hareketleri ve otomobilin satış girişimi arasındaki bağlantıları incelemeye aldığı öğrenildi. Şüphelilerin hareketleri takip edilirken İran sınırından geçmeye çalıştıkları tespit edildi.

Van’da gerçekleştirilen çalışmada O.K., P.K. ve R.K. yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturmanın ilerlemesiyle F.A.’nın gömüldüğü ormanlık alanın belirlendiği ve cansız bedenine ulaşıldığı bildirildi.

D.G., ailesinin en ağır cezanın verilmesini beklediğini belirterek, “Bizim canımız yandı, başka canları da yakmasınlar” sözleriyle adalet çağrısında bulundu.